| Fethiye |
|
|
|
|
Şehrin isminin Apollo'nun oğlu Telmessos'tan geldiğine inanılır. Milattan önce 547 yılında Pers Kralı Hargapos tarafından işgali sırasında diğer bütün Likya ve Karya şehirleri arasında işgal edilen ilk şehir olmuştur. O zamanlar, Telmessos, M.Ö. 5. yüzyılda oluşturulan Attik-Delos birliğine katılır, ancak birlik daha sonra şehri bağımsız bıraksa da ilişkiler M.Ö. 4. yüzyıla kadar devam eder. Şehir M.Ö. 240 yılında Lysimachos'un oğluna III. Ptolomy tarafından teslim edilir. M.Ö. 189 yılında imzalanan anlaşmaya göre, Magnasia savaşından sonra, Romalılar şehri Bergama Kralı Eumenos'a bırakmışlardır. Bergama krallığı yıkılınca Telmessos M.Ö. 133 yılında Likya Federasyonuna katılır ve gruptaki en önemli şehirlerden biridir. 8. yy.da şehrin ismi Anastasios II'dir. 1284'de Menteşoğulları tarafından ele geçirilen şehir, 1424 yılında Osmanlı topraklarına katılmasıyla uzak şehir anlamına gelen Meğri adını alır. 1934'de, şehre şehit pilot Fethi Bey'in onuruna Fethiye adı verilmiştir. Likya uygarlığının en görkemli örneklerinden biri olan Amintas kaya mezarı, eteğinde dinlendiği dağların ihtişamıyla ikiye katlanmış bir şekilde uzun yıllardır orada asaletle uzanmaktadır ve yolculuğunuzda size gönüllü rehberlik etmek ister gibi görünmektedir. Bu mezar Ion tapınak formunda inşa edilmiş bir tapınak formundadır ve iki tarafta bitişik sütunları vardır ve dört basamak bunlara doğru uzanır. En soldaki sütunun ortasında, "Amynthas: Hermapias'ın oğlu" yazısı M.Ö. 4. yy'da kazınmıştır. Üç taş bank tavanı düz olan odanın üç duvarı boyunca giderler. Dört köşesinde demir çivi gibi taştan oyulmuş bağlantıları olan bir kapı bu odaya açılır. Tepenin solundaki diğer birçok kaya mezarından ikisi Amintas'a benzese de Amintas'tan çok küçüktürler. Şehrin içinde ve civarda daha birçok mezar, bazı Sarcophagus mezarlar ve bunlardan kırılmış taşlar bulunabilir.Bu Sarcophagii'lerin en iyi örneklerinden biri hükümet binasının doğusunda yer almaktadır. İki yanı kemerli, Gotik kapak savaş sahneleriyle süslenmiştir, iki sütunlu ön yüzde kare, ahşap kirşler gibi görünen kabartmaları vardır. Şehrin arkasındaki yüksek Akropolis tepesinde, aziz John'un şövalyelerine ait olduğuna inanılan ortaçağdan kalma bir kale göze çarpar. Kalede duvarlara kazılmış bir takım yazılar ve bilinmeyen bir dönemden kalma bir su sarnıcından başka pek bir şey yoktur. Fethiye'de bu güne kadar kalabilmiş bir başka eski bina da Cezayirli Hasan Paşa'nın 1791'de inşa ettirdiği antik camidir. Şehrin bir başka özelliği de kâhinleriyle ile ünlü olmasıdır. Şehrin Tanrı Apollon'a bağlı kâhinlerinin tarihte çok büyük etkilerinin olduğu bilinmektedir. |